....Biz onunla can kardeşiydik.Gerçi yaşça o benden büyüktü; ama erken öldü. O öldü; ben kaldım.Biliyorsun,ölüler yaşlanmaz. Şimdi ben onun ağabeyiyim.
Yaşadığınız hayat bir tahakküm hayatı ise tercihleriniz ile uygulamanız, tercihleriniz ile inançlarınız arasında ciddi bir çelişki vardır ve bu çelişki huzur makasının mutsuzlukla olan açısını giderek büyütür.Huzur ararken huzursuzluğa, mutsuzluğa düşersiniz ve kendinizi yavaş yavaş toplumdan izole edersiniz. Bugünkü Türkiye'nin şehirlerinin hayatı budur.
Bir insanın bir tasavvura inanması için onu bilmesi yetmez. Onu sevmesi lazım!
İnanç böyle olur. Sevmeden inanmazsınız. Onda kendi varlığınızdan bir parça bulacaksınız ki kendi varlığınızı o tasavvurun içinde yok edebilesiniz,eritebilesiniz.