Gelmiş geçmiş en çılgın, acımasız yürek, keskin ve şeytani zekaya sahip insanlardan biri olan Hassan Sabah’ın ömürlük bir plan ile büyük Selçuklu devletinin çöküşünü nasıl hazırladığını ve yoktan var ettiği İsmailli sultanının hikayesini anlatmış yazar. Bir yanı cennet diğer bir yanı cehennem olan Alamut kalesinde kölelikten kurtulup Dünyanın en güzel bahçelerinde huri görevini üstlenen genç kızları ve haşhaş ile uyutup sahte cenneti günü birlik yaşattığı ve cennet ile müjdeleyip koca bir imparatorun baş vezirini öldürüp dava için hayatlarını feda eden fedailerin Hassan Sabah tarafından nasıl eğitildikleri anlatılmış.
Semerkantta Hassan Sabah ile ilgili kısım beni pek tatmin etmemişti. Tarafımdan geç okunan bugüne kadar okumamış olmamın bir eksiklik olduğunu ve bu kitabı okuduktan sonra konuya daha çok hakim olduğuma inanıyorum.
Ayrıca anlatılanlar sadece bin yıl önce yaşanmış gibi görünse de günümüz de yaşanan ve yaşanabilecek olaylardır. Maalesef günümüzde olaylar daha bi vahimdir. Eskiden bu gibi sahtekarlıklara ender rastlanabilirken günümüzde Hassan Sabah gibi sömürücüler değişik şekillerde de aynı faaliyetleri sürdürebilmektedirler.
Ne yazık ki ortalık Hassan Sabahlar kaynıyor