Yazarın Alp Er Tunga'dan sonra okuduğum ikinci kitabı.
Dili gayet akıcı, gayet sade ve sürükleyici. Kalın bir kitap, sayfalarındaki yazıların puntoları küçük ama çok güzel okunuyor.
Özet olarak bir Hun eri olan Salık'ın çocukluğundan ölümüne kadar hayatını anlatıyor. Hayatı Metehan'ın yanında geçiyor ve onun da tüm yaşadıklarını, Hun halkında yaşanılanları anlatıyor.
''Ben, Tanrı'nın kut verdiği Hun Hanı Mete Tanhu.
Yüeçileri her zaman yendim ve buyruğum altında aldım. Onları yurtlarından sürdüm.
Bundan başka, Loulanlılar, Tunghular, Hukailer... Daha birçok budun bana boyun eğip uydular. Tam yirmi altı devletin hepsini aldım. Yirmi altı budun üzerine han oldum.
Yay çekebilen ve ok salabilen budunları bayrağım altında topladım.
Hepsini Hun Yaptım!
Hepsini bir ulus yaptım!''
''...Sonunda bütün bunlara, ''Dur!'' dedi Ulu Han Mete Tanhu. Biz, Hun olduğumuzun farkına vardık. Mete Tanhu, Hun olduğumuzu hatırlattı. Bize Hun olma gururunu aşıladı. Üstelik bütün boyları, bayrağının altında birleştirmeyi başardı.''