“Mutlu yıllar kayıp yıllardır; çalışmak için bir ıstırap bekleriz. Çalışma kavramı, önkoşul olarak ıstırap kavramıyla bağdaşır; yeni bir eseri hayal etmek için öncelikle çekilmesi gereken acıları düşünüp her yeni eserden korkarız. Hayatta karşımıza çıkabilecek en iyi şeyin ıstırap olduğunu anladığımız zaman da, hiç korkmadan, adeta bir kurtuluşu hayal eder gibi ölümü düşünürüz.”
“Kadınlara verdiğimiz, onların bizi bedbaht etmesine, dolayısıyla bizim de kitaplar yazmamıza sebep olan bu paranın dolaşımı ilginçtir; diyebiliriz ki, artezyen kuyularındaki gibi, ıstırap kalbi ne kadar derin oymuşsa, eser de o kadar yükseğe çıkar.”