... Telefonda tekme atamam. Ve bana sarılıp öfkemi soğutamaz. Kavga edemediğim için telefonda elektrik yüklü konuşmalar yapıyoruz. ...
... Kızmak nedir ki? Hakkın sandığın bir şeyin sana verilmemesi? Ne olur yani hak ettiğim bir şey bana verilmezse? Hiç mi olmuyor? Bazen çok çalışıyorum, karşılığında komik bir para kazanıyorum. Hiç de köpürmüyorum. Kabulleniyorum. Demek ki sadece hak hukuk meselesi değil.
Ne peki?
Değişsin istiyorum. Beni kızdıran sevgilim, beni kızdırmayacak şekilde değişsin. Dikkat etsin. Yani ben ne hissederim onu düşünsün. Onun hareketleri yüzünden kendimi kötü hissedeceksem yapmasın! Değişmedikçe kızıyorum. Kısaca benim istediğim olmuyor diye kızıyorum. Varlığım tehdit altındaymış gibi hissediyorum. Yok olmaktan, sevilmemekten korkuyorum.
"Güzel.Yemek yemeyi, müziği, şampanyayı, ekimde nadir görülen güneşli öğleden sonralarını sevmene izin var elbette. Şelale manzaralarını, eski kitapların kokusunu da sevebilirsin ama insanları sevmeyi aklına bile getirme. Duydun mu beni? Sakın insanlara bağlanma ve tanıştıklarına karşı olabildiğince az şey hissetmeye çalış. Yoksa yavaş yavaş aklını yitirirsin... "