Ruhunun her şeyde anlam araması, yaşamın belirsizliğine duyduğu ince bir güvensizliğin işaretiydi. Kaosu sevmek yerine, onu çözümlemeye çalışıyordu çünkü anlam, onun için güvenin diğer adı olmuştu. Oysa hayat, en çok anlam yüklenmediğinde açılır; bir anın kendiliğindenliğinde, düşünce aradan çekildiğinde. İşte o anda insan, kendi hayatıyla yeniden flört etmeye başlar bilmeden, çözmeden, yalnızca hissederek.
“Kendini düzeltmeye çalışan biri, aslında kendisiyle flört etmeyi unutmuştur.”
— Adam Phillips