Soğukluk, yaratıcılığa, ilişkiye ve bizzat hayata verilen ölüm öpücüğüdür. Bazı kadınlar soğuk olmak sanki bir başarıymış gibi davranırlar. Oysa bu bir başarı değildir. Bu, savunmaya yönelik bir öfke eylemidir. Bir insanın donması, özellikle kendine, ama bazen de, hatta daha çok, başkalarına karşı bilerek duygusuzlaşması demektir. Gerçi bu bir kendini koruma mekanizmasıdır, ama ruhsal-psişe için müşkül bir durumdur, çünkü ruh, buz gibi olma haline değil, tersine, sıcaklığa yanıt verir. Buz gibi bir tutum, bir kadının yaratıcı ateşini söndürür. Yaratıcı işlevi ketler.
Daha fazla hayat üretmek için bugüne daha çok hangi ölümü vermeliyim? Neyin ölmesi gerektiğini biliyor, ama buna izin vermekte duraksıyor muyum? Sevmem için bende ölmesi gereken nedir? Hangi güzel olmayandan korkuyorum? Güzel olmayanın gücü bugün benim ne işime yarar? Bugün ölmesi gereken nedir? Yaşaması gereken nedir? Hangi hayatın doğmasından korkuyorum? Şimdi değilse, ne zaman?
Otomatik hareketlerde irademizin, şuurlu bilgimizin olmaması, tekâmül derecesi bakımından durumumuzu belirler. Ne kadar çok otomatik hareketlerimiz varsa, o derecede geri, bilgisiz, şuur kapasitesi az, iradesi zayıf, gelişmemiş bir varlığız demektir. Zekâ hareketleri otomatizmaya karşı gelmektir. Tekâmülün bir ölçüsü de, otomatik davranışların gitgide azalmasıdır.