Umut küçük çocukların hevesi gibidir. Bir anda gelir ve bir anda kaybolur. Çocuğun oyundan vazgeçmesi gibi. Umudun artması ya da eksilmesi de bu kadar gelgeçtir.
Dışarıda yorgun bir sonbahar havası var.
Ağaç dipleri yaprak mezarlığına dönüyor. Üşüyen sevgili için kaşkolunu çıkarıp, onun zarif boynuna sarma zamanı. Bir sahil kenarı çaycısına sığınma vakti. Bulutlar bir şeyler anlatmaya çalışır böyle zamanlarda.
Ben bulutların dilinden anlamam.
O yüzden sık sık yağmur yağar ben dışarı çıkınca.