Bugün sevdiğimizden yarın nefret ediyoruz; bugün peşinden koştuğumuzdan yarın köşe bucak kaçıyoruz; bugün arzuladığımızdan yarın korkuyor , hatta düşüncesi karşısında bile titriyoruz.
Tehlikenin korkusu,gözle görülür bir tehlikenin kendisinden on bin kez daha ürkütücüdür;endişenin yükü bize,endişe duyduğumuz kötülükten kat be kat büyük gelir.
Yaşamımızın akışı içinde hep kötülükten kaçınmaya çalışıyoruz,ama bir kez pençesine düştük mü bize en büyük dehşeti yaşatıyor ve içine düştüğümüz beladan bizi çıkaracak tek araç ya da kurtuluş kapımız da yine kendisi oluyor.