Öncelikle etkisinde kaldığım olayların dehşetinden kitaba ne puan vereceğimi bilemedim.. Yazarın aktardığı korkunç ve ahlak dışı olayları mı destekliyormuş gibi görüneceğim puan versem yoksa etkilendiğimi mi yansıtmış olurum bilemediğim için puan vermedim.
Her bir vaka kelimelerle anlatılamayacak denli korkunç ve tüyleri diken diken edici.. Bazıları sanığın ceza almasıyla (ceza dediğim asla caydırıcı olmayan, mahkuma bir nevi kapalı tatil gibi olan bir uygulama) ve mağdurun tedavi olmasıyla umutlu sonuç verdiyse de birçoğu tam olarak yasal işlemlere geçirilemediği gibi mağdura da tekrar ulaşılamamıştır. Okuyup geçiyoruz bu tür şeyleri, kabullenemiyoruz çünkü bu denli ahlaksızca bir şeye hiçbir ad koyamıyoruz. Örtbas ederek üstünü örtüp yokmuş gibi davranıyoruz oysa her 10 çocuktan 4’ü nitelikli cinsel istismara maruz kalmış istatistiklere göre. Ve her 100 istismar vakasının 40’ı ensest..
Babanın, baba yarısı olan amcanın, dayının, bir kızın dayanağı olan abinin cinsel istismar ve tecavüzleri akla mantığa sığmıyor. Üstelik gözardı edilecek sayıda bile değil.
Hakikaten artık insanların her bir davranışına “acaba?” diye yaklaşıyorum.
İnsanlığın çürüdüğü noktadayız, çünkü ses çıkarmıyoruz.