"Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü. Her kitabın tek tek her sayfası bilgi alemine açılan birer gözetleme deliğiydi. Okudukları açlığını daha da arttırdı."
Endişesinin ve üzüntüsünün asıl nedeni çocuğu büyürken yanında olamayacağı düşüncesiydi. Tüm bunlar kalbine ağır geliyor, fiziksel gücünü tüketiyordu. Gücü azaldıkça endişeleri artıyordu. Olumsuzluk hastalığın besinidir, derler…
Su yüksek yerlerden alçak yerlere akardı. Yerçekimi kanunu böyleydi. Duygular da yerçekimine göre hareket ediyordu. Bağınız olan, duygularınızı paylaştığınız birinin
karşısında yalan söyleyip paçayı kurtarmak zordu. Gerçekler ortaya çıkmak isterdi. Bu, özellikle üzüntünüzü ya da
hassasiyetinizi gizlemeye çalıştığınız zamanlarda geçerliydi.
"Bir sihirli değnek gelse, dokunsa omzuna. Bütün hayallerin tek tek gerçek olsa. Yapmak istediklerinin hepsi
kendiliğinden olsa. Sen "açıl" demeden açılsa bütün kapılar ardına dek, geçip gitsen hedeflerine dogru hiç çaba sarf etmeden.