“Optimum toplum,” dedi Mustafa Mond, “buzdağı örneğine göre kurulur; dokuzda sekizi su seviyesinin altında, dokuzda biri üstünde.”
“Su seviyesinin altındakiler mutlu mu peki?”
“Üstündekiler daha mutludurlar. Buradaki dostlarınızdan daha mutludurlar, örneğin.”
Olimpos Dağı’nın etrafında uzanan, sonsuza dek güzel kalan, seks yapan ve başkalarının ızdıraplarıyla eğlenen kaygısız tanrılar gibi olmak isteriz. Ama aynı zamanda ızdırap çeken şu diğer kişiler olmayı da arzularız, çünkü tıpkı John gibi bizler de hayatın duyu oyunlarının ötesinde bir anlamı olduğuna ve anlık memnuniyetlerin asla kâfi gelmeyeceğine inanırız.