Tuğba Aksoy

“ “Hâller”e gelince, hâllerden kurtulmaya imkân yoktur. Hâller bizde Allah’ın bir lütfudur, bir bağışıdır. Allah için ise, hâller O’nun Zâtıyla ilgilidir.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Oysaki her mümkün (varlık ya da nesne için) zamanlar tek bir nisbet üzeredir. Herhangi bir şey için, belli bir zaman bir diğer zamandan daha evlâ, daha uygun değildir. Fakat, burada tercih yapanın yani Yaratıcının, o zaman ve o zamanın gerektirdiği şeyi bilmesi gibi bir durum vardır, çünkü zamanın yaratıcısı Allah’tır; zamanın yaratıcısı zamana bakan, o zamanda olan şeyi düşünen kul değildir. Dolayısıyla Allah, yarattığı şeyi bilir; yaratılışıyla o şey neyi hak kazanmışsa onu ona verir. Onu o şekilde düzenler; çünkü «Allah her şeye yaratılışını (yaratılışının gereği olan hakkını) verendir» (Kur’an, Taha, 20/50).”
“Bu tecelli ile sabit varlıklar (âyân-ı sâbite) üzerindeki hâl, sübut hâlinden vücud hâline geçmiştir. Ve yine bu tecelli ile yaratılmışlarda bir hâlden diğer bir hâle intikal etme durumu zuhur etmiştir. Bu durum, tecellinin etkisi (sultan) altında bir “huşû”, yani bir eğilme, bir alçalma durumudur ki bunun iki zıt tezahürü olur: Hem “mahv” eder hem “isbat” eder; hem “var” eder hem “yok” eder. Kuşkusuz bu durumu Allah Teâlâ şu sözüyle şöyle bildirmektedir: «Rabbi o dağa tecelli edince, onu paramparça etti» (Kuran, A’raf, 7/143), böylece Allah o dağı dik durma durumundan eğilme, alçalma (huşû) ve paramparça olma durumuna getirdi. Aynı şekilde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de, keşf ehlinin sahih diye bildirdiği bir hadiste şöyle buyurmaktadır: «Allah bir şeye tecelli ettiği zaman, onu alçalma, eğilme (huşû) durumuna getirir.” Oysaki Allah devamlı olmak üzere, her an tecelli eder, çünkü zâhirde ve bâtında, gayb âleminde ve şehadet âleminde, duyular âleminde ve düşünceler âleminde her an olan değişiklikler apaçık müşahede edilmektedir. O’nun, Allah’ın, işi tecellidir; varolan yaratıkların işi ise, bir hâlden diğer bir hâle intikal ederek durmadan değişmedir.”
“Noksan sıfatlardan münezzeh olan Yüce Tanrı, yaratıkları çok çeşitli şekil ve tarzda yarattığını; Kendisiyle ilgili ilme ulaştıracak yolların sayısını artırdığını bildirmiştir. Çünkü hiçbir şekil ve tavır Allah Teâlâ’nın terkip ettiği şeyle kendi menzilinin sınırını aşamaz. Hz. Peygamber aleyhisselâm ise, seni sadece kendi nefsine yöneltmiştir, çünkü o biliyor ki (onun söylediği şey gerçekleşirse, o zaman) Hak Teâlâ senin duyuların olacak ve sen her şeyi, başkasıyla değil sadece O’nunla bileceksin, çünkü Hak Teâlâ Azizdir. Aziz ise, kendisine erişilemeyendir (el-Menîu), koruyandır (el-Hamiyyü) ve ancak kendisiyle zafere ulaşılandır.”

Tuğba Aksoy

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.·
3 günde okudu
·
2026 5. kitabı
Nikolay Gogol
8.3/10 · 46,2bin okunma