Tual

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir hayatım daha olsa, kelimeler biriktirirdim.
Sayfa 158
Gece, vahşi bir canlı gibiydi. Gece diye bir canlı türünün midesinde, kursağında, kalbindeydim şimdi. Ah gece, sen şeytanı emzirdikçe biz böyle diri diri gömüleceğiz. Sen ki bütün günahlara perdesin. Öyle yorgundum ki, bir gölge kadar boşalmıştı ruhum. Dikilip durduğum yerden yıldızlar görünüyordu. Bir karanlık eldi gece. Günahkar aşıkların masum ve gaflet içinde uyuyanların canını almaları için bir örtüydü. Sana lanet olsun karanlık yürekli zaman. Git ve azmış cellatlarını emzir o pörsümüş memelerinle. Bizden uzak dur artık! Git ve bir daha bizim muhitimize uğrama. Siz de susun artık! Susun, masum can diri diri gömüldüğü zaman çıtı çıkmayan zulmün yardakçıları, susun! Sesleriniz kötülüğün cilveli şarkısından başka ne ki? Sus cırcırböceği, sen de sus uzak muhitlerin yalnız ve kederli iti, siz hele hiç konuşmayın yaz esintisiyle hışırdayan yapraklar ve tabii kargalar, sizin de sesiniz batsın.
Sayfa 167
Eski bir insanın hikayesi
Sonra büyüdük. Gövdemiz sınırlarını reddetti, kaslarımız sürekli yarıldı, çürüdü ve yenilendi. Kendi içimizden yeni benlikler yarattık, kendimizi doğurduk ve öldürdük. Annesizliğin öncesizlik, giderek sonrasızlık olduğunu keşfettikçe büyüdük ve artık bir annemiz olmayacağını anlayıp durulduk. Cüssemizin gücünü ve sınırlarını öğrenirken bir kez daha, bir kez daha irileştik. Kendini reddeden, hep aç ve hep isteyen bir sürüngenin içinde büyüdük. Kırık, küskün ve kırılgan ruhumuz da bedenimizin akıbetini yaşadı, sessizce kendi içinden yeni benlikler çıkardı ve onları tek tek öldürdü. Soldu, parladı, yine soldu. İnsan ilk cinayetini masumiyetini öldürerek işliyormuş, bunu da anladık bir ara. Sonra büyüdük ve durunca düşmeyi öğrendik. Başkalarının bize bakışıyla hayatımızın karardığını anlayıp durulduk. Sadece büyümemize izin verdiler, çocukluğumuzu, hayallerimizi, rüyalarımızı terk edelim, yeterdi onlara.
Sayfa 62 - Doğan Kitap