Güneşlik
gözlerinin tülünü çekince,
odaya dilsiz bir güneş konar,
kapıyı çekince geride ev,
halıda çiçekler ve kitaplar
hüzün ve vazo, kurumuş neşe
çöpe gitmiş papatyalardan
bize bir şey söyle.
ne çok kelime susmaya varıyor,
vazo da öyle.
gitmek ne güzel bir sessizlik
kalmak biteviye gevezelik
akan şeylerin sahibisin allahım,
korkuyorum durgun suyun kaderinden.
nehrin ortası,
nehrin başından yaşlı mı cidden?
bir hata payı bu nefes,
yanlış iliklenmiş hayatı seninle değiştirsek.
benim ellerim kusurdandır,
ellerim omzunda kusur,
belinde büyük hata.
gözlerimin biri kısık çıkıyor,
kusur diyor annem fotoğraftandır.
ağaç eğri,
taş büğrü,