"Kör bağırsakmış, böbrekmiş... bunlarla hiç ilgisi yok! Yaşam ve ölüm! İşte o kadar! Yaşıyordum... bir yaşamım vardı ancak şimdi usulca elimden kayıyor ve ben onu tutamıyorum. Evet. Ne diye kendimi aldatayım? Benden başka herkes bilmiyor mu ölmekte olduğumu sanki. Bu hafta mı, gelecek hafta mı; bugün mü, yarın mı? Sorun bundan ibaret! Belki de bugün, şimdi! Az önce aydınlıktı ortalık, şu anda karanlık. Şimdi buradayım, az sonra orada olacağım. İyi de orası neresi?"
Yeni ve korkunç bir şeyler oluyordu vücuduna hem de İvan İlyiç'in yaşamında hiç görmediği ölçüde önemli şeyler. Bunu bir tek o fark ediyordu, çevresindekiler ya hiçbir şey anlamıyor ya da anlamak istemiyorlardı. Dünyada değişen bir şey yoktu onlara göre, her şey eskiden nasılsa yine öyleydi. İvan İlyiç'e en çok dokunan da buydu.