“Beni, her şeyden uzaklaştırdığını hissettiğim küçük bir huzur lokmasının boğazımda kaldığı çirkin bir an bu. İçim bulanıyor yeniden. Aklımın zembereği boşalıyor bir anda.”
“Huzurlu bir sessizliğin içinde kulağına aşk sözcüklerini fısıldadıktan sonra öpmüştüm onu. Bana inanmasını, içinde bulunduğumuz sağır edici sessizliği ancak aşkın, ileride doğacak çocuklarımızın ve onun, bir çocuğu dert sahibi koca bir adam yapabilecek kadar güzel gülümsemesinin yeneceğini söylemiştim.”
Neden bu kadar ince bir kitap diye isyan ettiğim nadir kitaplardan… Keşke hafızamı kaybetsem de tekrar tekrar okusam.
Aşka aşık tüm insanların kendinden bir şeyler bulabileceği muhteşem bir eser. Karakterin her cümlesi sanki ruhunuzda, yüreğinizde yankılanıyor.
Küçük bir tavsiye: Okurken arka planda Krobak-Broken dinlemeyi unutmayın :)
“Denize dönmek isteyen karadaki balık gibi çırpınarak geçiyor zaman. Gürültünün, kalabalığın acı tadı, beni midenin almadığı yabancı bir madde gibi püskürtüyor tekrardan…”