Taşın Dediği

Recep Kayalı
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
15 Nisan 2019
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat Yayınları
ISBN:
9786057931283
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

4/10
·160 syf.··
2026 485. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 03:43
Öncelikle, Sakarya’da edebiyat okumakla öykücü olunmaz. Böyle katı fikirlerim var. Samimi bir dil yakalamak isterken laubali, şımarık bir dil kullanmışsın. Neyseler falanlar abiler abiler filanlar. Seni, ait olduğun muhafazakar tayfa ya da kentsel dönüşüme uğramış mahallen de benimsemez. Biraz daha yaşlan bakalım. Konular hiç fena değil, umarım birileri okur. Aha
Edebiyat
Taşın DediğiRecep Kayalı · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201957 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 79. kitabı
“Sanırım birazdan yağmur başlayacak.“Çorba öyküsü böyle sıradan bir cümleyle bitiyor. Başka bir öyküde karakter kendine bir oralet söylüyor ve öykü son buluyor.Yazar neredeyse her öyküye sanki öncesinde ağır bir şeylerden bahsetmemiş gibi böyle sıradan cümlelerle son veriyor.Oysa her öykünün bir acısı var.Öyle kolay şeylerden bahsetmiyorlar. Acısını yüklenip taşıyan, taşıyamayan,yaşadıklarının gölgesinde kıvranan,şifa arayan, derdi olan,sevdası olan,hayat hikâyesinde sevgiliden ve babadan yana terk edilen, hayaline uzak düşen hayatlar yaşayan insanları anlatıyor.Sonu mutsuz ama nihayete eren öyküler,”hayat devam ediyor” der gibi yahut “hayat zaten böyle bir şey” der gibi dramatik olanı sıradan bir cümleyle sıradan bir zamana teslim ediyor.Tıpkı gideni yerine yerleştirdikten sonra ahalinin cenaze evinde yemek,helva yemesi misali... Şifa arayanlar şifayı efsanelerde, büyüde,mitte,gelenekte, birbirine tutunmakta bazen eyleme geçmekte bazen de durmakta arıyor.Bulan da var çareyi bulamayan da.Ama şu bir gerçek ki öykü kişilerinin her biri kırık dökük.Yaraları kendilerinden ağır.Lakin bir biçimde,kendilerini aşan o ağırlıkları içlerinde tuta tuta bazen de yere göğe döke saça yaşıyorlar. Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümdeki öyküler daha çok Anadolu ve oranın efsanelerinin, geleneklerinin,yaşayış biçiminin üzerine kurulu,büyülü gerçekçilik ile yazılmış öyküler.İkinci bölümdeki öyküler de yer yer büyülü gerçekçilik izleri taşıyor. Göğsünde güller açan,onları kestikçe kanayan bir adam ne kadar fantastikse bir o kadar gerçek izlenimi bırakıyor. Gerçekliği,yazarın mekânı, zamanı kullanımı ve usta anlatımı sağlıyor. Ananas,cinler,borcuna karşılık çirkin bir kızla babası tarafından evlendirilen market çalışanı, bebek bekleyen bir baba bir öyküde birleşiyor ve yazarın
Taşın DediğiRecep Kayalı · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201957 okunma
Reklam