- Biliyorum. Geçmişi hatırlayamadığın için ızdırap çekiyorsun. Seninle Tanrıkut Mete’nin ordusunda birer yüzbaşı değil miydik? Sen o zaman da aşk yüzünden Tanrıkut’un buyruğuna karşı gelerek, bugün başka bir hüviyetle önüne çıkan sevgiline ok atmamak için idam olunmamış miydin? Pusat! İçinden gelen bu aksi dürtüş nedir? İki bin yıl sonra da aynı delişmenlikle yaşamak sana yakışır mı?
Sevda gibi gizli bir emel ruhuna sinmiş
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş
Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş
Bir sır ki, ölsen bile açamazsın
Anlatması imkânsız olan öyle bir an ki
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki
Bak emrediyor Daldığın âlemden uyan ki
Mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın...