Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden
Sen istedin bu yanardağ zorla tutuştu
Gün senden ışık alsada bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse
Her şey silinip, kayboluyorken nazarmdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse
Ey sen ki beni kül ettin onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla
Hançer gibi keskin, ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım
Gözler ki biler parçasıdır senden ilahın
Mahkum- Ben nefsimden çok şey çektim. Reis Bey! Ben nefsimden razı değilim... Siz nefsinizin baskısını hak sanıyorsunuz! Nefsinizle mağrursunuz! Bu dünya dört köşe değildir, Reis Bey
Can taşıyan, yüreği atan her yaratığa acıyın! Ağzından kemiğini çaldıran köpeğe, her parçası ayrı ayrı kıvranan solucana, tabam yanan çakala... Hepsinin üstünde insana, buruş buruş beyni, aim ve çenesiyle gözyaşı döken insana acıyın...