Bu işler böyledir, herkes bilir. Bir kere bu yola girdin mi devamı muhakkak gelir. Önce bir adamın peşine takılırsın, sonra bir çocuğun eline düşersin. Hayatını erkekler ve çocuklar arasında pay edersin. Sevgi, iyi niyetimi kullanarak seni dilediği gibi yontan menfaatçi bir ahbaba benzer; onun elinde bilmediğin, istemediğin şekillere girersin.
Oysa yer bir kere ayaklar altından kayınca, insan bunu unutmayı beceremiyor. Beden unutsa bile, ruh ipteki çamaşır gibi sallanmaya devam ediyor. İnsan bir kere tökezleyince bir daha yere sağlam basamıyor, kimselere güvenemiyor. Bir kere yenilen, öyle çok korkuyor ki yeni mağlubiyetlerden, o saatten sonra hep yenik kalıyor.
Ama insanın gerçekte neleri reddedebileceği ancak o şanslar kendisine sunulduğunda, yani hakikaten seçme şansı bulunduğunda belli olur. Hülasa, ben olsaydım diye başlayan cümlelerin içi, çoğu zaman görülmemiş bir rüyanın yeryüzünde kapladığı alan kadar boştur.