Smith insanlara ekonominin bir "kazan-kazan durumu" olduğunu düşünmeyi öğretti. Eğer ben fakirsem sende fakirleşirsin, çünkü senin ürettiklerinden ve hizmetlerinden alamam. Eğer ben zenginsem sende zenginleşirsin, çünkü bana bir şeyler satabilirsin.
~Yeni kapitalist itikatta ilk ve en kutsal emir şudur: Üretimin karı üretimi arttırmaya yatırılmalıdır. Smith, bu yüzden "Kâr artınca cimriler paralarını bir sandığa doldurur ve bu sandığı da sadece para saymak için yerinden çıkarır." demedi ve "Kâr artınca, toprak sahibi veya dokumacı yeni işçi istihdam eder." dedi.
~Bu yüzden kapitalizmin adı "kapitalizm"dir. Kapitalizm "Kapital"i yani sermayeyi zenginlikten ayırır. Sermaye üretime adanmış para, ürün ve kaynak demektir. Zenginlik ise toprağa gömülmüş veya üretken olmayan faaliyetlere harcanır. Kaynaklarını üretken olmayan bir piramide voca eden bir firavun kapitalist değildir. Bir İspanyol Hazine filosunu yağmalayan ve ele geçirdiği para dolu sandıkları bir Karayip adasının kumsalına gömen korsan da kapitalist değildir. Buna karşılık gelirinin bir kısmını borsaya yatıran çalışkan bir fabrika işçisi ise kapitalisttir.
~Finansçı Ahmet İzmir'de bir banka kurar. İzmir'de bir müteahhit olan A. Kiremit ilk büyük işini teslim ederek 1 milyon dolarlık ödemesini nakit olarak alır ve parayı da Ahmet Bey'i bankası'na yatırır. Bankanın şu an elinde bir milyon dolar sermayesi vardır. Bu sırada deneyimli ama parasız olan Ayşe özfırıncı yeni bir iş fırsatı fark etmiştir. Zira onun bulunduğu bölgede hiç iyi fırın yoktur. Öte yandan elinde sanayi tipi fırınlar, evyeler, bıçaklar ve kap kacaklar birlikte tüm tesisi kuracak para da yoktur. Bankaya gider iş planını Ahmet bey'e sunar ve bunun iyi bir yatırım olduğuna ikna eder. Banka ona bir milyon dolarlık krediyi verir. Özfırıncı da müteahhit A. Kiremit'e fırını inşa edip içini donatması işini verir. Onun da ücreti 1 milyon dolardır. A. Kiremit'e kendi hesabından bir çek yazarak ödeme yaptığında kiremit bu çeki Ahmet Bey'in bankasındaki hesabına yatırır. Peki sonuçta A. Kiremitin banka hesabımda ne kadar para vardır? Evet, 2 milyon dolar. Bankanın kasasından nakit olarak ne kadar var? 1 milyon dolar. --~Bankalar ellerine mevcut olan her bir dolar için 10 dolara kadar kredi verebilirler. Bu da şu demektir: Banka hesaplarımız da ki paranın yüzde 90'ının gerçek banknot ve madeni para olarak karşılığı yoktur. Eğer bankadaki tüm hesap sahipleri aynı anda paralarını geri isteseler banka çöker. Kulağa devasa bir saadet zinciri gibi geliyor değil mi? Eğer bu sahtekarlıksa, tüm modern ekonomi sahtekarlıktır. Gerçekte bu bir aldatmaca veya dolandırıcılıktan çok insanın hayal gücünün muazzam kapasitesine yapılmış bir övgüdür. ~Bütün sistem hayali bir geleceğe olan güven üzerine kurulmuştur.
Aynı bölümde çalışan ve aynı mesleki becerilere sahip iki biyoloğun ikisi de ellerindeki araştırma projesinin finanse edecek bir milyon dolarlık bir ödenek için başvuru yapıyorlar. A kişisi, ineklerin memelerine musallat olan ve süt üretimlerini yüzde 10 azaltan bir hastalığı incelemek, B kişisi ise ineklerin yavrularından ayrıldıklarında zihinsel olarak acı çekip çekmediğini incelemek istiyor. Ödenek miktarının sınırlı olduğunu ve iki projeyi aynı anda finanse etmenin imkansız olduğunu varsayarsak hangi proje desteklenmelidir? Bu sorunun bilimsel bir cevabı yoktur; yalnızca siyasi, ekonomik veya dini cevaplar vardır. Günümüz dünyasında A kişisinin ödeneği alma ihtimalinin daha yüksek olduğu çok açıktır. Meme hastalıkları büyükbaş hayvanların zihninden daha ilginç olduğundan değil, süt endüstrisi bu araştırmadan fayda sağlayacağı ve hayvan hakları lobisine göre daha ciddi bir siyasi ekonomik prestije sahip olduğu içindir. B kişisinin böyle bir durumda yapacağı en iyi şey proje teklifini bu hassasiyetler doğrultusunda hazırlamaktır. Örneğin; depresyon süt üretiminde düşüşe yol açar, eğer süt ineklerinin zihinlerini anlayabilirsek onları daha mutlu edebilir ve bunun sonucunda da süt üretimini yüzde 10 arttıracak psikiyatrik bir ilaç geliştirebiliriz.
Her birkaç yılda bir Venüs gezegeni Güneş'le Dünya'nın arasından geçer, bu geçişin süresi dünyanın farklı yerlerinden bakıldığında gözlemcinin açısındaki çok ufak farklar sebebiyle farklı görünmektedir. Dolayısıyla eğer aynı geçiş için farklı kıtalardan çok sayıda farklı gözlem yapılırsa basit trigonometri ile dünyanın güneşe uzaklığını tam olarak ölçmek mümkün olabilecektir.
Arzular acı çekmeye sebep olur, acı çekmekten tamamen kurtulmanın tek yolu da Arzu duymaktan tamamen kurtulmaktır. Bunu yapmanın tek yolu da gerçekliği olduğu gibi yaşaması için zihni eğitmektir.