Kafanda bir mükemmel erkek/kadın şablonu oluşuyor, bu şablon senin geçmişinde yaşadıkların ve yaşamadıklarının karışımı oluyor. Kendince bir hayali kahraman oluşturuyorsun zihninde ve karşına birisi çıktığı zaman, zihnindeki hayali kahramanın kıyafetlerini giydiriyorsun karşındaki insana.
...Sonrasında estetik ameliyatlara yöneliyorsun, "Burnum düzelirse hayatımda her şey bambaşka olacak göğüslerim biraz daha büyük olsaydı her şey mükemmel olacaktı." diye düşünüyorsun ve bize dayatılan güzellik normlarında bir buruna ve göğüslere sahip oluyorsun. Bir süre yine çok iyi hissediyorsun kendini sonra o tatsız hissiyat yavaş yavaş tekrar geliyor.
Arkadaşlarınla beraber kahve içiyorsun. Kahveni yudumlarken, diğerlerini izliyorsun ve onlar hakkında düşünüyorsun: Selin, yeni çocuğu oldu. Her buluşmanızda, çocuğunu anlatıyor durmadan. Çocuğunun normal olan her gelişimini, sanki sadece kendi çocuğunu özel bir mucizeymiş gibi anlatıyor. Durmadan çocuğunun her an, her şekilde ve garip nesnelerle çekilmiş fotoğraflarını gösteriyor sana. Bir an çocuğa üzülüyorsun; onun yerinde olmak istemezdim diye geçiyor içinden.
İnsan hangi yola çıkıyorsa çıksın, başlangıç noktası kendisi olmalıdır. İnsanın kendi içinden başlamayan herhangi bir girişim ve değişim çabası başarısızlıkla sonuçlanacaktır.