Tuba ÇİFTÇİ

Puan vermedi·210 syf.··
2023 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 20:48
"Günah çıkarmak ve nedamet getirmek, kişinin bireysek farklılığını kenara atmaktır." #kesininançlılar . Neden bu kitabı okumalıyım? Yazarın hem kitle hareketlerine hem de bu hareketlere yönelen kişilerle ilgili psiko-politik incelemesi insanın hem kendine hem de toplumsala bakan yüzünü detaylı bir şekilde ele alıyor. En küçük daireden tutalım da (kadının evlenmesi gibi) en büyük daireye değin(bir hareket uğruna ölümü göze almak) bireysellik ve toplumsallık arasında kurulan bağıntıda insanın geçirdiği ruhsal evrelerin analizleri üzerine aydınlatıcı bir çalışma. . Benim hususiyetle kitapla ilgili odağıma aldığım kısım bireyselleşme kısmı. Çünkü kitle hareketlerinde, fanatizmde ve radikallikte nereye ait olursan ol kişinin "kişi" olarak kalması istenmez. Kişinin öznel değeri, grubun ortak ilkeleri içinde erir ve kendi hakikati yok olur. Sonundaysa kendisi gibi inanmayan, kendisi gibi düşünmeyen ve hatta kendi ırkından olmayan herkes aşağı ve öteki konuma düşer. Kitabı özetleyen cümle şu olsa gerek, . "Dünyadaki bütün kötülükler, birilerinin başkalarının iyiliği için hareket etme hakkını kendinde görmesiyle başlar." . Bireyselliğe dönecek olursak bence okumamız gereken kısım burada şekilleniyor. Kitaba göre ölümü göze alarak bir davaya katılmanın nasıl ki ötesi yoksa benim için de kişiyi bireyselliğinden uzaklaştıran, kendi hakikatinin önemsizliğinin vurgulanmasının da ötesi yok. Hoffer'e göre bireysel ayrılığın bilincinde olmayan kişilerin can sıkıntısı yaşamamalarının da altında yatan sebep bu olmalı. Nitekim, bu hiç de istenmeyen bir şeydir. . Kierkegaard'nun "Nesnel hakikate giden yol özneden uzaklaşır ve öznellik önemsiz olduğunda hakikat de önemsiz olur." sözünü de unutmamak gerek. . Bununla beraber Hoffer, uyuşuk toplumların uyandırılmasında da kitle hareketlerinin
Kesin İnançlılarEric Hoffer · Olvido Kitap · 20193,720 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·440 syf.··
2023 12. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2023 12:20
Felsefe tarihi kitapları içerisinde en zor anlaşılan kitap olduğunu söyleyebilirim. Fakat farklı mecrada da belirttiğim gibi eğer gerçekten iyi bir okursanız şirinleri görebilirsiniz formunda :) . Giriş kısmında felsefe tarihine bakış açısını ve düşüncenin kendisini bulma açıklamaları birkaç kez okunup iyi bir şekilde idrak edildiğinde kitabın, özellikle Hegel'in felsefe tarihine bakış açısının oturduğu zemini anlayabiliyoruz ki benim için giriş kısmı en çok etkilendiğim yerdi. . Bir başka felsefe tarihi kitaplarıyla eş zamanlı okuduğumuzda herhangi bir filozofun felsefesini kuşatıcı bir şekilde anlıyoruz. Başka felsefe tarihi kitaplarında göremediğim detaylara da yer verilmişti. .
Felsefe Tarihi - 1. CiltGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Nota Bene Yayınları · 201856 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2022 13. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2022 21:57
Bir kitabı veya herhangi bir sanat eserini değerlendirirken, yapılan değerleme okuyucunun veya seyircinin bakış açısı ve görebildiği kadardır. Foucault'un bu kitabı da ancak benim görebildiğim kadar değer kazanıyor ve ancak bu ölçüde değerleme yapabiliyor, üzerinde iki kelime konuşabiliyorum. Foucault, öncelikle Kendilik üzerine, özne üzerine durmuş ve bu alanları sorgulamakla işe başlamış. Platon'un Alkibiades'i bu meselenin çıkış noktası olarak ele alınmış ve genel bir çerçeve kazandırmış. Bu çerçeveden hareketle kendilik kaygısı tarihi oluşturmayı amaçlamış diyebiliriz. Bu çerçeve genelinde ise asıl irdelenen konu Helen ve Roma kültüründe, İ. Ö. 1yy dan İ. S. 2.yy uzanan dönem içinde uygulanan yaşam teknikleri ve aphrodisia. Aphrodisia rejimi bağlamında rüya teknikleri, tıbbi rejimle, evlilik yaşamı ve aşk biçimleri arasındaki tercih olarak dört kendilik tekniği üzerine durulmuş. Kitap, derslerin kayıtlarından oluşuyor. Ben okurken farklı bakış açıları ve farklı kazanımlar elde ettim fakat asla bir kere okunacak bir kitap değil. Kendilik, öznellik ve kendilik le kurduğumuz bağ bağlamında defalarca okunması gerekiyor diye düşünüyorum. Tıpkı kitabın çevirmeni Sibel Yardımcı'nın da belirttiği gibi kitap, kendilikle ve hakikatle başka bir ilişkinin başka bir aşkın mümkün olduğunu vurguluyor.
Öznellik ve HakikatMichel Foucault · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 201838 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2021 25. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2021 01:04
Bu kitap hakkında yapacağım her yorum ve sarf edeceğim her kelime kitabın değerini düşüreceği korkusu ile yapmıyor, muhakkak alınıp okunulmasını tavsiye ediyorum. Kadin ve islam konusunda yazılan bazı kitaplar gibi o tarafın da gönlü olsun bu tarafın da gönlü olsun arada duralım düsturu ile değil, tam olarak olanı olduğu gibi koyan bir yaklaşımla ele alınmış. Umuyorum ki cesur kalemlerimizin sayısı artar.
Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleriHidayet Şefkatli Tuksal · Otto yayınları · 2015102 okunma
10/10
·168 syf.··
2020 108. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 14:30
2020 yılının son kitabı yeni kalemler arasında üslubunu ve kurgusunu her zaman orjinal bulduğum yazar Sercan Leylek'in son çıkan romanı Dün Görüşürüz kitabı oldu. Yazarın daha önce Cydonia, Piri Reis ve Nostradamus, Duvar ve Adam kitaplarını da okumuştum. Bir yazarın kalemini tanımanın en güzel yanı da tüm kitaplarına hakim olmak sanırım. Bu kitap, isimsiz verilseydi ve yeni yazarlarımız arasında hangisine aittir denilseydi direk Sercan Leylek diyeceğime eminim. Kalemi, aksiyonu, olayların harmanlanışı ve alt pasajlarla bunu belli ediyor bence. Gelelim kitaba, yoğun ve zor okumalarımın arasında bana ilaç gibi geldi diyebilirim. Özellikle esprili diyaloglar kitaba neşeli bir hal vermiş. Altay'ı kıskanmadım değil. Biraz kıskandım. Böyle bir maceranın içinde olmayı da isterdim. Belki geçmişte yapılan hatalar ve yanlış tercihleri o zaman yapmazdım diye düşündüm okurken. Ve Altay'ın sonunu da okurken çok merak ettim. Özellikle ilk başlarda her uyandığında eşinin "hamileyim" diye bağırması çok sinir bozucu macera ile karşılaştığında onu anlamlandırmaya çalışmasındaki süreç çok keyifliydi. Bence rehber olarak gelen Eylül'ün Altay'dan daha deneyimli olması kurguyu üste taşımış. Kitap hemen bitebilecek akıcılıkta olup hiç bitmesini istemediğim keyifte bir kitaptı. Üslup ve kalem olarak diğer kitaplara benzese de bu kitaptaki esprili dil diğerlerine göre daha hakimdi ve bu da bence okuyucu ile Altay'ı daha çok yakınlaştırmış. Umarım yarın sabah uyandığımda düne gitmeye başlarım
Dün GörüşürüzSercan Leylek · Klaros Yayınları · 202046 okunma