Thales'ten Platon'a Grek Felsefesi

Felsefe Tarihi - 1. Cilt

Georg Wilhelm Friedrich Hegel
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 28 dk.
Sayfa Sayısı:
440
Basım Tarihi:
Nisan 2018
Yayınevi:
Nota Bene Yayınları
ISBN:
9786052036402
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·440 syf.··
2023 12. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2023 12:20
Felsefe tarihi kitapları içerisinde en zor anlaşılan kitap olduğunu söyleyebilirim. Fakat farklı mecrada da belirttiğim gibi eğer gerçekten iyi bir okursanız şirinleri görebilirsiniz formunda :) . Giriş kısmında felsefe tarihine bakış açısını ve düşüncenin kendisini bulma açıklamaları birkaç kez okunup iyi bir şekilde idrak edildiğinde kitabın, özellikle Hegel'in felsefe tarihine bakış açısının oturduğu zemini anlayabiliyoruz ki benim için giriş kısmı en çok etkilendiğim yerdi. . Bir başka felsefe tarihi kitaplarıyla eş zamanlı okuduğumuzda herhangi bir filozofun felsefesini kuşatıcı bir şekilde anlıyoruz. Başka felsefe tarihi kitaplarında göremediğim detaylara da yer verilmişti. .
Felsefe Tarihi - 1. CiltGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Nota Bene Yayınları · 201856 okunma
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
93 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 10:07
Felsefe Tarihinin zor anlaşılır kitabı. Çevirenin önsözündan başlamak üzere her satırı çok zor anlaşılan, kapsamlı , bir kez okumakla kolay kavranamayan, diğer 2 cildi ile birlikte bir başvuru kitabı. Modern Felsefe, Sosyalızm, Komünizm ve Marx'ı anlamak istiyorsanız bunu okumalısınız. İyi Okumalar dilerim.
Felsefe Tarihi - 1. CiltGeorg Wilhelm Friedrich Hegel · Nota Bene Yayınları · 201856 okunma

Yazar Hakkında

Georg Wilhelm Friedrich HegelYazar · 26 kitap
Günümüzde Almanya'nın güneybatısında yer alan Stuttgart, Württemberg'de doğan idealist Alman filozof. Etkisi, hem onu takdir edenler (Bradley, Sartre, Küng, Bauer, Stirner, Marx ) hem de acımasızca eleştirenler (Kierkegaard, Schopenhauer, Nietzsche, Heidegger, Schelling) gibi çok farklı konumlardaki insanlar üzerinde çok geniş bir yelpazede olmuştur. Felsefenin sürekli tartışılan sorunlarının fasit dairesinin dışına çıkmak için, muhtemelen felsefede ilk kez, tarih ve yapının önemli olduğunu ileri sürdü. Efendi-köle diyalektiği nin kavramsallaştırması öz farkındalık oluşması için ötekinin öneminin altını çizdi. Bir memurun oğluydu. Tübingen'de ilahiyat okuduktan sonra Bern ve Frankfurt'ta felsefe öğretmenliğine başladı. 1805'te Jena Üniversitesi'ne profesör oldu. Başlangıçta Schelling'in öznel idealizm felsefesine inanmış görünüyordu, sonradan kendine ayrı bir sistem kurup onun savunmasını yapmaya başladı. Kurduğu bu felsefe sistemini 'phanomenologie des Geistes' adındaki eserinde anlatmıştır. Bir süre Nürnberg'de kaldıktan sonra Berlin ve Heidelberg üniversitesinde profesörlük yaptı. Bu devrede yazdığı eserler arasında 'Mantık Bilimi' ve 'Felsefe Ansiklopedisi' dikkati çekti. Hegel'in kurduğu sisteme 'diyalektik mantık' denilir. Buna göre bir fikir(yani tez), karşısındaki başka bir tezle(anti-tezle) karışır, bundan yeni bir anlayış doğar ki buna sentez denilir. Hegel, Kant'ın felsefesine inanmakla beraber onun fikirlerini yetersiz buluyordu. Kant'ın aksine insanların her şeyi öğrenebileceklerine inanmıştı. Hegel'e göre dünya demek mantık demekti. İnsanlar mantığın sınırlarını çözdükleri anda beşerin sınırlarını da çözmüş olacaklardı. Hegel'e göre, biricik, canlı felsefe, çelişmelerin -daha doğrusu karşıtların- felsefesidir; çiçek, meyvanın ortaya çıkmasına yol açar, ama meyvenin ortaya çıkması için de, çiçeğin ortadan kalkması gereklidir. Demek ki üremenin gerçeği, hem çiçek hem meyva olmaktır. Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur. Hegel ömrünün son yıllarını Berlin'de geçirdi. 1831 yazı ve sonbaharı boyunca süren kolera salgınının son kurbanlarında biri oldu. 14 Kasım'da kısa süren bir hastalıktan sonra aniden ölmüştür.