Birinin yanlışına “yanlış” deme cüretini göstermek cahillikten ileri gelebilir ancak.
Hangi aklın yorumladığı bir yanlıştan söz ediyoruz ?
Kendi aklımızın yorumuna dayanarak mı başkasının bir eylemine yanlış diyoruz ?
Başkaları da bizim gibi düşündüğü için mi haklı buluyoruz kendimizi ?
Bize göre yanlış gibi görünen şey başkasının doğrusuna dönüştüyse hala ortada bir “yanlış”olduğu söylenebilir mi?
“Ama sadece senin değil, annenin yüzünü görüp göremeyeceğim bile kuşkulu. Çünkü hayatta her şeyi uğruna feda edecek kadar sevdiğim, delice aşık olduğum Handan’la aramızda ayrı dinler, ayrı milliyetler ve harp var. Bu durum birbirimizi sevmemizi yasaklamaya yetmedi ama sosyal olarak bir araya gelmemize engelledi.”
“Bi noktada artık insan yarışta değil jüri de olmalıydı altın değil sarraf kimliğine bürünmeliydi değerlendirilen değil değerlendiren konumuna geçmeliydi olgunlaşma bu demekti.”