Senin yaşamın benimkinden daha zengin, daha acı dolu ve sıkıntılıydı, ama işte tam da bu yüzden başına bu türden bir şey gelmedi. Birinin önünde çıkacağı beş alçak merdiven basamağı, bir başkasının önündeyse tek ama o beş basamağın toplamı kadar yükseklikte bir basamak olması gibidir bu; birinci kişi yalnızca bu beş basamağın değil, daha yüzlercesinin ve binlercesinin üstesinden gele
cektir, büyük ve çok yorucu bir yaşam sürmüş olacaktır, ancak çıktığı basamaklardan hiçbiri onun gözünde ikinci kişi için o tek, ilk, yüksek, sahip olduğu bütün güçleriyle tırmanılması olanaksız, ne yukarı ve elbette ne de dışına çıkabildiği basamağın taşıdığı anlamı taşımış olamayacaktır.
Verdiklerinin tadını çıkarabildim, ancak bunu utançla, bezginlikle, güçsüzlükle ve suçluluk bilinciyle yapabildim yalnızca. Bu yüzden sana her şey için eylemlerimle değil, dilenci gibi teşekkür edebildim yalnızca.
Bir insana azacık ilgi duymam -ki mizacım gereği pek sık gerçekleşen bir şey değildi bu duygularımı tamamen hiçe sayarak ve kararımı dikkate almayarak hakaret, iftira ve aşağılamayla bana girişmene yetiyordu.