"Hayattaki tutkunun bulunma yolu her zaman bir plan üzerine kurulu olduğu üstü kapalı söylendi ya da hissettirildi. Ancak geriye dönüp baktığımda hayatımın en tutkulu zamanları ani kararlarımdan doğmuştu. Ne zaman planla hareket etme yolundan gitme kararı aldım işte o zaman hayatım tutkudan uzak -en korktuğum- gri bir montonluğa dönüştü. Aslında büyüdükçe sıkıcılaşan, aynılaşan günlerin altında yatan sebep ani kararlar veren cesur tarafımızı yavaş yavaş yok etmemiz mi, yoksa artık bir şeyleri kaybetmekten korkan birer sahip mi olmuştuk. Sahip olmak bir şeylere özgür bırakıyordu sözde, buradan bakınca köleymişiz ya sahip olduklarımıza. Oysa kaybetmemek için yok ettiğimiz cesur tarafımız bize daha ne tutkular sunacak ne coşkular yaşatacaktı ama elden ne gelir şimdi, sahip birer köle olmuştuk bir noktada."