Her şeyden yüzünü çevirip,derdini içine gömmek ister gibi bir hali vardı.Sanki fakir bir hastaydı.Sanki olduğu yerde eriyordu.Gittikce kuruyan,gittikçe çölleşen dertli bir irmakti.
O zaman bizim neslimiz,kendisi için hiçbir hak düşünmeyen bir nesildi.Bize göre hak yok,vazife vardı.Vazife görülecek,can verilecek,şan vatana bagislanacakti.Can bizimse şan onundu...
Ben de her secdede alnımi yeşil,serin çimenlere koydukca kendimi burada harekete gelen bu dağ gibi dalganin bir zerresi gibi hissediyordum.Ruhumda gurur ve emniyet rüzgarları esiyordu...
Pinarlarin dereleri doğurması,derelerin çaylara karismasi ve çayların nehirleri meydana getirmesi gibi,daima ureyerek,daima genişleyerek kol kol insan dalgaları,bir yerlere doğru akıyordu.