“Artık ondan ayrılıyordu. Kim bilir, belki bir daha bir araya gelemeyeceklerdi. Ne tuhaftı şu dünya! Birtakım maddi sebepleri bilinmekle beraber, daha önce bilinmeyen meçhullerden geliniyor, doğuluyor, büyünüyor, bir zaman bir arada haşır neşir olunuyor, birbirine alışılıyor, sonra yavaş yavaş dağılınıyordu. Bütün bunlar nasıl da ağır ağır, alıştıra alıştıra oluyordu. Ezellerden ebedlere bitmez, başı sonu olmayan bir yolculuk.”
“Mustafa Kemal yıllar sonra kardeşi Makbule’ye şöyle diyecektir:
-İki kadın beni çok sevdi. Biri ben olduğum için hiçbir şey beklemeden. Öteki ise mevkim için…”