📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ve ikisinin arasında bir grup daha vardır ki: "Kur'ân'a inancımızda bu kadar katı olmamalıyız. Birazcık çağa ayak uyduralım. Günün gerekleriyle dinimizin ilkelerini harmanlayalım." derler. Bu tavır, orijinal münafıklığın şimdiki yan ürünüdür. "İslam'a dengeli bir yaklaşım" bulma gayreti en temelde kişinin kendi cesaretsizliğinden ve yaşadığı çeşitli endişelerden kaynaklanır. Bu tip insanlar dışlanma korkusu yaşarlar; çevreleri tarafından iyi görülmek ister ve onlara yaranmaya çalışırlar. Kendi aşağılık komplekslerini İslam'a yansıtırlar. Allah (cc) ayette bunların hastalıklarının artmasına izin verdiğini söyler. Hastalıkları arttığında onlardan şu cümleleri duyarsınız: "Dinimizdeki bazı şeyler akla uygun değil." Sonra hastalıkları biraz daha artar: "Kur'ân tamam da bu hadis meselesini bilemiyorum." demeye başlarlar. Hastalıkları biraz daha artar: "Kur'ân'ın bazı sureleri bana pek güncel gelmiyor." derler. Hastalıkları biraz daha artar: "Kur'ân evet ama o kadar çok din var ki, bütün dinler iyi, güzel." derler. Hastalıkları biraz daha artar: "Uydurulmuş bir dine inanmıyorum." derler. Biraz daha artar: "Ben ag-nostiğim. Belki bir tanrı vardır belki de yoktur, bundan bana ne? Yapacak çok işim var, para kazanamam lazım." derler.
Hastalık gittikçe büyümeye devam eder. Sonunda eskiden Müslüman olup bu süreç sonunda İslam düşmanı kesilen insanlar ortaya çıkar. Artık bunların tek işleri İslam hakkında şüphe tohumları saçmaktır. O hale gelirler. Allah (cc) iyiye ya da kötüye doğru "Hâlden hâle geçeceksiniz." (İnşikak, 19) der.