Tuçe ATAK MERAL

"Bir varmış, bir yokmuş..." diye başlar bütün masallar Ve gerçekten de birileri varken birileri yoktur. Bazılarının hikâyesi anlatılırken bazılarından hic söz edilmez. Varsa yoksa başrol; ötekiler neler yaşamış, neler hissetmiş hiç söylenmez. Oysa arka plandakilerin, gizli kahramanların neler yaşadığını keşfedip olaylara bir de onlarin gözünden bakmalı. Mesela masalda sadece 7 cüce mi vardi? Geppetto Usta' nin, bir oğuldan başka isteği yok muydu? Çiftlikteki tavuklar altın yumurtlayamadıkları için ne hissetmislerdi? Rapunzel masalında "oradan geçen bir prens"in neden adı sanı yok? Peki Kırk Haramilerin kırkı da kötü müydü?
Reklam
lyilik de kötülük de bulaşıcıdır, devamlılık gösterir. Kötülerin içinde iyi olmak kadar, iyilerin içinde kötü olmak da zordur. lyiliklerin en güzeli UMUTTUR. Önce biz başlayalım düzeltmeye. Sevmediklerimizi sevmeye, Saymadıklarımızı saymaya. Suçladıklarımızı bağışlamaya. Belki bir gün kendimizi de bağışlarız. Dünya işte o zaman bizim düşlediğimiz gibi olur. Bu düşün çok geç kalmaması dileğiyle. ...
Sayfa 284·Kitabı okudu
"Her şeyi de bana sorma. Her konunun âlimi başka, âlmini bulamazsan kitabını bul, araştır, öğren."
Ve ikisinin arasında bir grup daha vardır ki: "Kur'ân'a inancımızda bu kadar katı olmamalıyız. Birazcık çağa ayak uyduralım. Günün gerekleriyle dinimizin ilkelerini harmanlayalım." derler. Bu tavır, orijinal münafıklığın şimdiki yan ürünüdür. "İslam'a dengeli bir yaklaşım" bulma gayreti en temelde kişinin kendi cesaretsizliğinden ve yaşadığı çeşitli endişelerden kaynaklanır. Bu tip insanlar dışlanma korkusu yaşarlar; çevreleri tarafından iyi görülmek ister ve onlara yaranmaya çalışırlar. Kendi aşağılık komplekslerini İslam'a yansıtırlar. Allah (cc) ayette bunların hastalıklarının artmasına izin verdiğini söyler. Hastalıkları arttığında onlardan şu cümleleri duyarsınız: "Dinimizdeki bazı şeyler akla uygun değil." Sonra hastalıkları biraz daha artar: "Kur'ân tamam da bu hadis meselesini bilemiyorum." demeye başlarlar. Hastalıkları biraz daha artar: "Kur'ân'ın bazı sureleri bana pek güncel gelmiyor." derler. Hastalıkları biraz daha artar: "Kur'ân evet ama o kadar çok din var ki, bütün dinler iyi, güzel." derler. Hastalıkları biraz daha artar: "Uydurulmuş bir dine inanmıyorum." derler. Biraz daha artar: "Ben ag-nostiğim. Belki bir tanrı vardır belki de yoktur, bundan bana ne? Yapacak çok işim var, para kazanamam lazım." derler. Hastalık gittikçe büyümeye devam eder. Sonunda eskiden Müslüman olup bu süreç sonunda İslam düşmanı kesilen insanlar ortaya çıkar. Artık bunların tek işleri İslam hakkında şüphe tohumları saçmaktır. O hale gelirler. Allah (cc) iyiye ya da kötüye doğru "Hâlden hâle geçeceksiniz." (İnşikak, 19) der.
Sayfa 128·Kitabı okuyor
“Acıyı insanın içine yerleştirdikleri zaman, büyümek zorunda kalıyorsun.”
Reklam