.. bazen kalp; minik, çalışkan bir fabrika gibi heves, heyecan ve aşk üretir, biriktirir. depo dolup taştığında, nakil için başka bir kalp bulmak lüzumu baş gösterir. kimi kez hiç düşünmeden, mümkün olan, hatta mümkünse mümkün olmayan ilk kalbe aktarır insan biriktirdiğini
.. zira aşk, bulutlarda uçuracağını sanırken, sadece ayağınızı kaydırmaya yarar.
evvela yüksek bir yere çakılır, sonra birden aşağı bırakılırsınız.
aşk, kazanmayı planladığınız değil, kaybetmeyi göze aldığınız şeylerin toplamıdır.
belki de aşk, birine karşı duyulan hisler toplamından ziyade kendi başına yetişen, sahibini arayan öksüz duyguların neticesidir.
insan bazen kime aşık olacağını seçemez. kalbin zamanı gelmiştir ve karşısına çıkan ilk ihtimale sarıverir. bilmem, ben nasıl yaptım. bugün bile emin değilim fakat nihayetinde öyle ya da böyle kalbimi kaptırdım.
bir yanlışı, sırf güzel olduğu için sevebilir insan. bir şeyi güzel bulmaksa, galiba onun kalpte yarattığı kıpırtı ile ilgili. hadi o kıpırtının adını heyecan koyalım.
yıllar sonra ilk defa heyecanlandım. yıllar sonra ilk defa, gece uyumadan evvel ve sabah uyandığımda aynı kişiyi düşündüğümü fark edip telaşa kapıldım. yıllar sonra ilk defa, gece gündüz demeden içimde onunla konuştum, ona sözler hazırladım.
sanki dünyadaki her şeyden emekliye ayrıldım da, kendimi tümüyle o ikinci varlığa adadım. hadi o adayışın adını da aşk koyalım.