Kitapta metaforlar kullanılmış, hikaye bunların üzerine ilerliyor. Gölge, gerçek benlik, rüya, zaman, yalnızlık gibi kavramları düşünüyorsunuz kitabı okurken; ama asıl anlatılmak istenilenin arada kalmışlık olduğunu düşünüyorum. İki dünyaya da ait olamayışı anlatmak istemiş sanki. Tam da belki bu yüzden, arada kalmışlığın sıkıcılığından olsa gerek, kitapta benim ruhumu sıkan, daraltan bir şey vardı. Adını tam koyamıyorum. Kitabın ana karakterinden ziyade Koyasu benim ana karakterimdi, ona daha fazla yer verilmesini dilerdim.