''Yaşıyordum, evvelden yaşıyordum. Nasıl yaşamam!'' dedi.
''Hayır, yanlış anladınız, benim demek istediğim...''
''Ben de öyle demek istedim, İvanoviç, ben de öyle demek istedim.''
Sylvia'nın her şeyden önce kendi ile mücadelesini okuyoruz. İnişlerini, çıkışlarını, hayata bakış açısını, iç dünyasını, kusurlarını, iyi yanlarını açık yüreklilikle ve güzel bir edebi dille anlatmış bana göre. Kitabı bitirdiğimde Sylvia'yı tanıdığımı ve ona veda ettiğimi hissettim. Kitabın sonlarına doğru, psikoloğu ile yaptığı görüşmelerini anlattığı yerleri okuduğunuzda tüm taşlar yerine oturuyor ve neyi neden yaptığını çok daha iyi anlıyorsunuz. Bir dehanın erken vedasının hüznünü içinizde hissederek kitabı bitiriyorsunuz.
GünlüklerSylvia Plath · Kırmızı Kedi · 20141,676 okunma