Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2020 87. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2020 05:22
Kitabı bitirince, ilk aklıma gelen, " Acaba benim içimde de bir öteki, bir yabancı, bir ben var mıdır?" diye düşünmek oldu.Bir daha hayran kaldım Dosto amcaya.Bireysel psikoloji üzerine oldukça başarılı bir psikanalitik incelemesi yapmış( acaba Dosto amca da çift kişilikli miydi diye düşündüm bu kadar başarılı yazınca). Her birimizin içinde var olan 'bastırılmış korkular', 'tamamlanmamış arzular', ' açığa çıkarılmamış tutkular' vs. ne zaman ne şekilde hayatımızın yüzeyine çıkacak, belki de gerçek olgunluğa tüm bu bastırılmışlarla yüzleştiğimizde ulaşacağız. Kim bilir.. Keyifli okumalar.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2024 12:33
Büyük Yakov Petroviç Goladkin, bana benzettim sebepsiz. Zaten her kitap kahramanından var bence içimde biraz, kendime kızıyorum hep bu kadar da empati yapılmaz diye. Hatta bazen bu empati mi yoksa benim kendi duygum mu, karakterim mi diye kendime sorduğum da çok olmuştur. Bay Goladkin, ne desem, nerden başlasam bilemiyorum. İnsanları tanımıyor, tanıyamıyor. En kötünün bile bir bakışıyla iyi biri sanıyor. Kendini küçük düşünenlere öfkeleniyor, kızıyor, hesap sormak, hakkını aramak istiyor, kimseye derdini anlatamıyor, kendini dinletemiyor, yanlış anlaşılmaların kralı olduğunu düşündüm okurken. Korktum bu kadar da olmaz, bu kadar yanlış anlaşılmaz bı insan dedim. Çoğu zaman da bı film olsa bu kitap acaba sahneler nasıl olurdu diye düşündüm. Bence tam bir görsel şölen olma adayı benim zihnimde. Sürekli bir hareket,kaos maalesef kaçınılmaz. Ve içsel konuşmaları... Beni bitirdi gerçekten bana benziyor. Düşünceleri daldan dala, bağlantısız birbiriyle. Benim gibi... Gerçekten... En sonunda olmaktan korktuğum yerde buldu kendini. İnsanlar yüzünden delirdi, aklı...
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
Topluma öteki olmamak için kendine öteki olmak
8/10
·224 syf.··
2023 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2023 22:46
İnsanın var olabilmesinden daha önemli bir mesele varsa o da kendisi gibi var olabilmesidir. Belki de hayatımızın en büyük çatışmalarından birisidir bu: "Kendim gibi var olabiliyorum" Demek. Bazen hissettiği korkularda kaybolur insan, olduğu gibi davranmanın yaşatabileceği sonuçları düşünür. Yok olmaktan, hiç olmaktan, "öteki" olmaktan korkar. Sanki toplum ve içindeki herkes birer yalanmış gibi gelir. Herkes benliğini saklayan bir maske altında yaşıyor ve toplum nasıl olmaları gerektiğine karar veriyorsa öyle olmak için çabalıyorlardır. Golyadkin entrikacı değildir, saman altından su yürütmez. Kurnazlığa karışmadan açık seçik hareket edebilir. Kendi gibidir yani. Var olabilmiş midir tartışılır ama bu macerada kendi gibi olmaktan kaçamaz. Tam da bu sebepten öteki olmuştur. Gözle görülen bir hayalet haline gelmiş, bırakın iş arkadaşlarını hizmetçisinin bile saygısını kazanamayan bir böcek durumuna düşmüştür. Bir anda beliren kopyası ise onun tam olarak istediği personasıdır. Herkes tarafından saygı gören, işinde başarılı ve makul biri. Bu da aslında insanın yani Golyadkin'in kendi benliği ve yaratmak istediği yalan benliği arasındaki çatışmadır. Golyadkin yenilmiştir çünkü insan herkesten kaçsa da kendinden kaçamayacak kadar basit bir varlıktır.
Hayata Dair
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 6. kitabı
Hiçbişe anlamadım.daha doğrusu anladım ama ne anladığımı toparlamakta oldukça başarısız hissedeceğim hissine sahibim.başkaları ne anlamış diye incelemeleri okuyayım dedim.onların bile bişe anlamadığı yargısına sahip olmayla sonuçlandı girişimim.neyse bu kitap insanı biraz geveze birazda şizoya giriş mahiyetine getirmekte zannımca.ben gideyim en iyisi
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2020 13. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2020 17:05
Hikaye akışı ve dili bakımından okuması biraz güç bir kitaptı benim için. Ama Dostoyevski söz konusu oldugundan her kitabı okumaya değer kitaplardır.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
İyi insanlar var, efendim!
Puan vermedi·188 syf.··
2019 5. kitabı
·
370 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2019 20:25
Bir Dostoyevski kitabı. Kesinlikle ikinci kez okumam gerekli. Çünkü gerçekten bir şey anlamadım. Kahramanımız sanırım siyam ikizi!? Ve işin garip tarafı kötü sandığımız kişi iyi belki ben kendimi aldattım... Evet belki de o hep iyiydi. Ah! Her neyse. İyi insanların yanına gitmek istiyorum. Belki de... O insanlar iki yüzlü ve ben feci derecede aldatılıp aşağılanıyorum, herkes göründüğü gibi değil ama ben böyleyim... Evet efendim... Ben böyle, böyleyim işte... Dosdoğru dümdüz düşündüklerimi söyleyen biriyim efendim. Evet, ben efendim... Ben efendim, ben o iyi insanlardanım efendim. Ötekiler iki yüzlü bay Golyadkin. Evet saygı değer Yakov Petroviç Golyadkin, ben o iyi insanlardanım, efendim...
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2022 129. kitabı
Dostoyevski’nin ÖTEKİ romanı; Gerçekten öteki varmı ?o bir misafir mi?İkiz kardeş mi?ilk başlarda biraz karışık gelsede bir klasik romana yakışan bir anlatım dili var
İnsan
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İthaki Yayınları · 201630,4bin okunma
Düşünsene senden bir tane daha olduğunu...
8/10
·188 syf.·
2022 5. kitabı
-Spoiler İçermez- Bir kitabın Dostoyevski'ye ait olduğunu gösteren emareler nelerdir;
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 20:22
Kahramanımız Goldyatkin kendi olmaktan memnun değildir,kendinden kaçmak istemektedir hiç birşeyin farkında olmadan şizofreni yaşamaktadır. İşte tam orada öteki ile tanışır. Birey olma yönünde ilerlemeye çalışmak ve karşımızda toplumsal mantıksızlıklar vardır. Birey olarak buna ne kadar uyum sağlayabiliyoruz işte artık sosyal asosyal kavramıda burada karşımıza çıkıyor; ve toplumda ben değil ,mecburen öteki oluveriyoruz. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski bize insanlardaki derin ruhsal acıları,duygu değişimlerini anlık olarak mükemmel veriyor. Kitap bana direk Dövüş KulübüDövüş Kulübü filmini aklıma getirdi maalesef kitabını okumamıştım. Filmi izleyip beğenenler direk okuyabilir. Filimdeki kurgu kadar olmasada oldukça iyi. Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski sevenler es geçmesin zaten. İyi okumalar.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Hepimizin içinde bir "öteki" vardır!
9/10
·188 syf.··
2022 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2022 00:00
“Bay Goldyatkin yalnızca kendinden kaçmak istemiyor, bir daha geri dönmemek üzere ortadan kaybolmak istiyordu” (s.46). Ne zaman Fyodor DostoyevskiFyodor Dostoyevski’nin bir kitabını okumaya başlasam derin bir nefes alırım. Zira
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.