"...ben, yıllanmış muhtaçlığımın ruhumda açtığı derin yaradan taşan acıyı örtbas edip hayatla barışık, sıfır soruna sahip bir yetişkin gibi davranarak etrafa gülücükler saçmak suretiyle pozitif enerji fışkırtıp şu karşımda duran üç kişilik grubu eğlemek zorunda hissediyordum kendimi."
Sayfa 32 - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık·Kitabı okudu
"Belki de etrafımda çocuklarım varken ölmek daha çekilebilir olurdu?"
"Yaşamak, öleceğini bile bile etrafındaki insanlarla mutlu olabilmeyi becerebilmekti belki de... Bok gibi bir seksen beş yıl yaşadım ve hayatıma hayatımın hangi evresinde girdiğinin hiçbir önemi olmadan giren herkese bunu sıçratmayı başardım. Elimde ne varsa onu dağıtabildim...
Sanırım hayatımdaki bazı şeyleri elde etmek için kendim biraz daha fazla uğraşmalıydım. Bu hayata babam sayesinde geldim, babam sayesinde büyüdüm, babam sayesinde okudum, babam sayesinde bu balkonda eskidim. Elimde ne varsa, bu hayatta ne elde ettiysem babam sayesinde.
Babamın, beni bu dünyaya getirtip bıraktığı yerden bir metre öteye gidemedim.
Sadece gitmeyi düşündüm, sadece gitmeyi istedim, gittiğimde, gidebildiğimde olacak olanların ihtimalleriyle memnun etmeye çalıştım kendimi ama boynuna sıkı bir tasma bağlı sadık bir köpek gibi bir adım bile uzaklaşamadım...
Sanırım düşünmekten, istemekten ve şikâyet etmekten fazlasını yapmam gerekiyordu. Babam keşke bunu bana öğretebilseydi..."
Sayfa 127 - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık·Kitabı okudu
Ben hep şimdiki zamanda yaşarım. Geleceği bilmem. Artık geçmişim de yok.
Biri, her şeyin mümkün olmasıyla çöküyor üzerime, öteki, barındırdığı hiçbir şevin gerçek olmamasıyla.
"Hayatımın bu şekilde ilerlemiş olmasının tek suçlusu, tek sorumlusu benim. Kendimi insanlara çok yanlış tanıttım. Olmadığım bir adam gibi yaşadım yıllar boyunca. Çocuklarım bile oldu... İlaç olur diye mi düşündüm acaba..."
Sayfa 103 - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık·Kitabı okudu
"Kız babası" derler ya, içli bir şey gibi... Sanki özel bir türmüş gibi...
Oysa 'kız babası' olmak, insanın kendi elleriyle en güzeli kirletmesi gibi bir şeymiş.
En zarifini, en safını, en tertemizini yaratıp sonra onu bu çürümeye teslim ettiğini her saniye bilerek yaşamakmış..."
Sayfa 72 - Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık·Kitabı okudu