MODERN TOPLUMDA MCMURPHY OLMAK
Guguk Kuşu, ilk başta kitabıyla ve daha sonra filme konu olmuş ,modern iktidarın büyük bir gözaltından ibaret olduğunu destekleyen güzel çalışmalardan biridir. Kitapta topluma karşı aykırılıkla suçlanan, deli damgası vurulan ama aslında sıra dışı olan karakterimiz Mcmurphy’i asla gözden kaçıramayız. Kitapta, hastalar tımarhaneden ve hemşireden şikayet ederken gönüllü olarak orada dururlar. Bu büyük bir ironidir. Ancak bu durum McMurphy için çok ağırdır. Anlam veremediği bir şey vardır. Hastalar varlıklarını tımarhaneye teslim ederek, dışarıdan korunmak ister ve kendilerini güvende hissederler. McMurphy, onlara dışarıda güzel olduklarını, deli olmadıklarını göstermeye çalışır. "Neden bir şey yapmıyorsunuz?" diyerek iktidara karşı isyanı teşvik eder.
İlk girişimleri kendisi içindir. Genellikle diplomatiktir ve meydan okumaktan uzaktır. Ancak McMurphy pes etmez. Bir otobüsü kaçırır ve arkadaşlarını balığa götürür. Onlara becerikli ve güçlü bireyler olduklarını göstererek onlara balık tutmanın sevincini yaşatır. McMurphy, yavaş yavaş iktidar için tehlikeli hale gelir.Akıl hastanesine anlam kazandıran ,oradaki insanların aslında deli olmadığına, onlara toplum tarafından deli damgası vurulduğuna ikna etmeye çalışan ve en sonunda “En azından denedim” diyerek aramızdan ayrılan bu karakterimizi asla unutamayız. Bir diğer deyişle, bu durumu kitapta şu cümleyle destekliyorum: "Toplumun kendini bir işe adayan kişileri nasıl suçladığını bilirsiniz.” İşte Mcmurphy de bu duruma kurban gidenlerden biri olmuştur.
Siyah insanlar da, akıl hastanesinde Büyük hemşire denilen hemşire Ratched’ ın boyunduruğu altında çalışmak zorundadır. Aynı şekilde, kitabı anlatan baş kahramanımız da bir Kızılderilidir ve siyahlar gibi toplum tarafından dışlanır.