Tuğba Süer

Tuğba Süer
@Tugbaass
“Evet, her şeye kadir bir tanrıdan bahsettim ama ne Yehova, ne Hıristiyanların Tanrısı ne de Allah, üzerinde yaşadığımız dünyayı yaratmış olamaz. Hiçbir şeyin lüzumsuz olmadığı bu dünyada güneş kaplanın, kuzunun, filin, sineğin, akrebin, kelebeğin, yılanın, güvercinin, tavşanın, aslanın, çiçeğin, meşe ağacının, dilencinin ve kralın üzerinde eşit derecede parıldar. Hastalık iyiyi, kötüyü, güçlüyü, zayıfı, akıllıyı, aptalı aynı şekilde vurur. Ne zaman mutlu olacağımız ne zaman acılarla boğuşacağımız belli değildir. Ve yaşayan herkesi aynı son bekler. Ölüm. Anlamıyor musunuz? İşte ben böyle bir tanrının peygamberiyim.”
Sayfa 547·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
‘Nihai bir bilgi imkânsızdır.' dedi. ‘Çünkü duyularımız bizi aldatır. Etrafımızı kuşatan şeylerle aramızdaki yegâne bağ zekâmızın ürünü olan düşüncelerimizdir.’
Sayfa 226·Kitabı okudu
“Kâinat senin içinde. Sen de kâinatın içindesin."
Sayfa 215·Kitabı okudu
"Çölde açlıktan ölmekte olan bir çakal kafesteki karnı tıka basa tok bir aslandan daha mutludur.”
Sayfa 112·Kitabı okudu
“Allah, Âdem’i dört maddeden yaratmıştır. İlk olarak toprağı kullandı ancak toprak sertti ve kolayca ufalanıyordu. Toprağı toz haline getirerek ikinci element olan suyla karıştırdı. Bu toz ve su karışımını yoğurarak ona insan biçimini verdi. Ama bu figür çok dayanıksızdı ve her dokunuşta şekil değiştiriyordu. Bu yüzden üçüncü element olan ateşi yaratıp insan figürünün dış kabuğunu kuruttu. Böylece esnek bir tene sahip olmuştu. Ama çok ağırdı. Bu yüzden göğüs kısmına koyduklarından bir kısmını oradan aldı. Kalan boşluğun da sonra çökmemesi için orayı dördüncü element olan havayla doldurdu. Böylece insan vücudu tamamlanmış oldu. Artık dört temel elementten oluşan bir varlıktı insan. Toprak, su, ateş ve hava."
Sayfa 94·Kitabı okudu