Bazen romantik film tadında kitap okumak isteriz ya bu yazarın kitapları benim için öyleler. Kafamı dağıtmak istediğimde , ağır bir şeyler okumayıp ama okumaktan da ayrı kalmak istemediğim zamanlarda sığındığım bir liman gibi. Bu kitabını da beğendim fakat bazı yerler çok hızlandırılmış geldi. Eric ve Gabby’nin ihanetine ve Charlotte’un onlara karşı bağışlayıcı tavrı beni sinir etti. Çok ağır bir tepki beklerdim , suratlarına tükürse yeriydi. Gray ve kızının buluşma anı çok geçiştirilmiş hiçbir duygu geçmedi. Adanın muazzamlığı , kelebekler, akuamarin kolyesi bunlardan daha derinlemesine , efsunlu bahsedilebilirdi. Finali çabucak getirilen dizi, film gibi olmuş. Charlotte’un yerine kendimi koyduğumda daha farklı davranır daha farklı düşünüp yaşardım diye içimden geçirmeden duramadım. Ama kitap genel olarak akıcı , sempatik. Okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim.
Her şeyi göz önüne alırsak bir ömürde insanın kalbini tekleten binlerce insan oluyordur belki. Ama sadece bir hayatımız var ve en sonunda her şey bir seçime indirgeniyor. Hayat yolunda birlikte yürümek istediğin, ortak olacağın birini seçmeye dönüşüyor.
‘’İstenildiği gibi olan ya de olmayan şeylere üzülmekle o kadar zaman harcıyoruz ki treni kaçırıyoruz.Hayat kendi yolunu bulur ve her şey olacağına varır. Sadece yaşa ve bırak olsun gitsin.’’