Sabah güneşi pencereden içeri girip yemek salonunu aydınlıkla dolduruyordu ve bu ışığın içinde insan bedenleri ağaçlar gibi büyüyordu. Ağaçlara güvenebilirim. Derinlere, ölülere ve doğmamışlara uzanan kökleri onların düşüncelerinden beslenir.
Bir anlamda, öldükten sonra beni yaşatacak olan şeye dikiyorum gözlerimi. Gelecekteki ben var orada, diye düşünüyorum. Bende hiçbir duygu uyandırmıyor, duygu uyanmamasının kendisi bir duygu değilse şayet.