Gerçek kolay ve yalındır.
Gerçeğe ulaşmak, artık ölümden korkmamak demektir. Her ikisiyle de yüz yüze gelmek büyük bir cesaret gerektirdiğinden, ölümle gerçek birbirlerine benzer. Gerçekler de insanı öldürdüğü için ölüm gibidir. Ben bir insanı öldürdüğüm zaman, onu bıçakla değil gerçekle öldürdüm. Bu yüzden korkuyorlar. Beni yok etmek için bu yüzden acele ediyorlar. Bıçaktan korkmazlar onları korkutan gerçeğimdir. Bu korkutucu gerçek bana büyük bir güç veriyor. Beni ölümden, yaşamdan, açlıktan, çıplaklıktan ya da yılgınlıktan koruyor. Beni hükümdarların, polisin zalimliğinden koruyan da bu korkutucu gerçektir.
Yalan sözlerine, yalancı yüzlerine, yalancı gazetelerine rahatlıkla tükürebiliyorum.
Gerçek vahşi ve tehlikelidir.
Yaşamımız, yalanlarımız, korkularımız…
Nereye gitsem her adımda yalanları görmek, iki yüzlülüğü izlemek.
Çoğu kişi gerçekten kaçar, gerçekten kaçtıkları için köleliğe mahkumdurlar.
Gerçeği söylemek cesurların işidir.
“Sanırım bende bir sorun var baba.”
“Senin hiçbir sorunun yok.”
“Evet var. Bazen dünya yok olacakmış gibi hissediyorum. Etrafıma bakmaya korkuyorum çünkü az önce baktığım şeyin yok olacağından korkuyorum. Bazen de tam tersi oluyor, o zaman kanıt bulmam için etrafa bakmam, dönüp her şeyi yoklamam gerekiyor.”
“Neyin kanıtı?” Baba soruyor.
“Var olduğumun. Annem ve Amelia ortadan kaybolduğunda korkmuştum,” diyor. “İşte bu yüzden kalmalısın, çünkü sen olmazsan her şey yok olur.”
“Ben hâlâ buradayım,” diye mırıldanıyor Baba.
“Her zaman orada olan biri olmalı. İşte bu yüzden senin var olman çok önemli. Bu gerçekten önemli, baba.”
Oysa her şeyin bir şekli vardır. Karanlık, belki de hayatın bir anında kendinizi maskesiz gördüğünüzde hep olduğu gibi aslında hep kristal berraklığındadır.
Harriet orayı seviyor, çocukluğundan bugüne uzanan tüm o kesintisiz bağlantıları- şu an içinde bulunduğu her şey, geçmişte olan bir şeyle açıklanabilir ve açıklanmalıdır.
Bazem Harriet’in bu sıradanlıkta bulduğu güveni kıskanıyor Oskar, tüm bu bağlantılardan o kadar emin ki. Bu şekilde yaşamak çok basit olmalı, çünkü her şeyin bir cevabı var. Hiçbir şey için asla sen suçlu değilsin, sadece başkalarının hata ve eksiklerinin kurbanısın.