“Şimdilerde Sigmund Freud’u düşünüyorum,” diyor Samuel, “nasıl olup da daha doğmadan nostaljiye kapıldığımızı, mineral durumuna dönmek istediğimizi düşünüyorum. Benim çok iyi anımsadığım bir durum bu. Acı, çaresizlik,hele de bütün o renkler, asla kaybolmayan sarı. Freud ayrıca kedilerle geçirilen zamanın asla boşa geçmediğini söylemiş.”
Dönüp yere yapışmış gibi duruyorum, kaz yavruları gibi sallana sallana kapıdan içeri giren öğrencilere bakıyorum…İstedi, istemedi, istedi, istemedi…Evlerinden ilk kez uzaklaşıyorlar, doğduklarından beri hissettikleri endişe, anne babalarından uzak düşme endişesi sonunda gerçekleşti… Rahmimin içine girmek ister gibi bakıyorlar bana…