İşte, buradayım. Elleri temiz, vicdanları rahat milyonlarca Türk'ün adına, Talat Paşa namına konuşuyorum. Başka ne delilleriniz varsa, şahitleriniz varsa, amadeyim. Birbiri ardı sıra ile mahkemeye çıkarınız. Ama size hatırlatıyorum, eğer tarih yargılanacaksa, müsaade ediniz, o zaman bizim de söyleyecek çok sözümüz var. Ben mezarlıklarında kanları kurumamış şehidlerin yattığı bir ülkeden geliyorum. Erzurum'dan geliyorum. O şehri koruyan tabyaların duvarlarında Ermenilerin kestiği askerlerin kanlari hâlâ silinmemiştir. Ne kadar yıkansa da izi çıkmayan o duvardaki kanı bizzat görmüş bir tanığım ben... Tarihin, adaletin tanığı...
"Bilirim, bilirim Paşam. Ben Türkleri gayet iyi bilirim, çünkü ben tarih okurum. Bakınız, Türkler namludaki kurşuna benzerler.
Hele bir kere patlamaya görsün, artık alabildiğine gider. Önüne kim çıkarsa da devirir, geçer.."
Geriye doğru bakmak!.. Geçmişi sorgulamak. Ömür denen o takvim cetvelinde tefekkür eyleyip, ne yaptım, nerede yanlış yaptım diye felekle yüzleşmek; bizim Ittihatçi zümresinin adetlerinden değildir.