Bir kadını sevmek isteyen eşin, onun evcilleşmemiş doğasını da sevmesi gerekir. Eğer kadın bu öteki tarafını sevemeyen ya da sevmeyecek olan bir eş alırsa, mutlaka bir şekilde paramparça olacak ve tamir edilmeden sakat bir şekilde kalacaktır.
Sevgili, ruhsal özlemden yola çıkılarak seçilmelidir. Sırf önümüzde durduğu için ağzını sulandıran bir şeyi seçmek, ruhsal benliği asla doyurmayacaktır. Sezgi de zaten bunun için vardır; ruhun doğrudan habercisidir.
Etrafımızda dönüp duran zulmü algılamak yerine, kusurlarımız üzerine odaklanmaya ısrar ettiğinde, biz de tıkanıp kalırız. Bununla birlikte, bir şeyi enine boyuna ve her açıdan görmek sezgi gerektirir, ama aynı zamanda gördüklerine dayanma gücü de ister.