Carlyle, "Kahramanlar" adlı dikkate değer kitabında kahramanlık kültü ve kültürünü övmektedir. Ona göre halk kitleleri cansız bir balçık yığınıdır ve bir heykeltıraş eli dokunmadığı sürece öyle kalacaktır. Fakat sonunda bir sanatkâr, büyük bir şahsiyet ve kahraman -Sezar, Napolyon, Büyük Petro, Sokrates, Hazreti Muhammed- ortaya çıkar ve bu balçık yığınını eline alarak ona çeşitli şekiller verir. İnsanlar ve kitlelerden istediğini yaratır.
Her halkın içinden hem büyük şahsiyetler hem de aşağılık insanlar çıkabilmektedir . Bunlardan hangisinin iktidara geleceğini belirleyen temel etken halk kitlelerine hakim olan ruh halidir.
Ülkelerin güçlü veya zayıf , halkların gelişmiş veya geri kalmış olmasının altında yatan tek sebep yöneticinin adil veya yetersiz olması değildir . Yönetici nasıl biri olursa olsun -iyi veya kötü , kahraman yada zalim - her zaman kendi halkının canından bir candır ,onun bir parçası ,ruhunun yansımasıdır . Halk nasılsa onu yönetenler de öyledir . Bu yüzden de her halkın hakkettiği iktidara ve yöneticilere sahip olduğu eskiden beri söylenegelmektedir.