Birbirleriyle bağlantılıymış gibi görünmeyen şeylerin aslında nasıl etkileşim halinde olduğunu görmek çok hayret verici bir şey ben artık başka bir platoya atlamış durumdayım ve şimdi farklı bilim dalların sanki aynı kaynaktan çıkmış gibi birbirlerine yakın mecralarda aktarılmalarını görebiliyorum
Fikirleri elementer düzeyde tartışmaktan artık hiç keyif almıyorum ama insanlar sorunun karmaşıklığına kafa yormadıkları onlara gösterildiği vakit bundan hiç hoşlanmıyorlar yüzeydeki küçük dalgaların altında neler olduğunu bilmiyorlar.
Bu kişiler bilgilerinin sığlığı belli olmasın diye yanımdan kaçmak için hep bir bahane yarattılar. Şimdi herkes bana ne kadar farklı görünüyor, meğer profesörlerin entelektüel bir dev olduklarını düşünerek ne kadar aptalmışım. Onlar da birer insan hem de dünyadaki diğer insanların bunu fark etmesinden korkan insanlar.
Kör doğmuş ama ışığı görmesine izin verilmiş bir insanım bir günah olamaz.
Önceleri bana gülüyorlar cehaletimden ve yavanlığımdan dolayı beni küçük görüyorlardı; şimdi de, bilgimden ve kavrama yeteneğimden ötürü benden nefret ediyorlardı. Neden? Tanrı aşkına, bunlar benden ne istiyorlardı?
Bu zeka benimle tanıdığım ve sevdiğim tüm insanlar arasında bir çomak sokmuş, beni fırındaki işimden etmişti. Şimdi eskisinden çok daha fazla yalnızdım. Algernon‘u diğer farelerden bazılarıyla yeniden büyük bir kafese koysalardı acaba neler olurdu diye düşünmeye başladım. Onlar da Algernon’a sırtlarını çevirirler miydi?
Kırgınlığımı kontrol etmeyi, sabırsızlanmamayı ve bir şeylerin olmasını beklemeyi öğreniyorum. Sanırım büyüyor ve olgunlaşıyorum. Her gün kendimle ilgili olarak daha çok şey öğreniyorum ve suyun üzerindeki minik dalgalar gibi başlayan anılar, şimdi kocaman güçlü dalgalar halinde üstümden geçiyor.
Benim yerim neresi? Şimdi