Ben bir insanı değil, bir fikri değil, bir şiiri değil, bir başarıyi degil, bir duyguyu da değil, kaybolan bir şeyi de değil, bulmanın vereceği hazzı hiç değil, ben öyle bir şey arıyorum ki; neyi aramadığımın bilincinde olarak aramadıklarımı kovalarken onları yakaladığımda salıverdiğim bir özgürlükle, sahtelikten kopmuş gerçek bir deneyimi arıyorum. Aramadıklarımı birer birer eledikçe aradığım şeye daha çok yaklaşıyorum. İsimsiz, sıfatsız ve mülkiyetsiz bir arayışın içinde, bir gölge gibi sessizce süzülmek yetiyor bana. Aramak, bulmak için değil; bulmaktan vazgeçebilecek kadar özgürleşmekti belki de ya da aradığım şey, aranacak hiçbir şeyin kalmadığını kabul ettiğim bir boşluktur.