Normalde bu tarz kitaplar okumam. Öyle ki lise dönemlerinde bile okumadim. Zaten lise düzeyi okumamalı bence. Pucca genç kız edebiyatından ziyade hepimizin yasadigi veya yaşayabilecegi olayları günlük tarzında anlatıp edebi beklentiye girmeden doğal bir şekilde aktarıp okuyucuyla dert ortağı oluyor. Çokça güldürüyor bazen de hüzünlendiriyor. Edebi niteliği olmadığı için veya argo cümleler olduğu için eleştiride bulunanlar olmuş. Ancak dedigim gibi edebi bir kaygı gütmeyi yersiz buluyorum. Edebiyat okumak istiyorsanız klasik kitaplar okuyabilirsiniz. Argo ise puccayla özleşmiş hiç yadırgamadım okurken. Yani bir duyguyu aktarmanın en doğal yolu argo kullanmaksa eğer pucca bunu çok iyi yapmış. Ben puccayla bu kitapla tanıştım. Bilmeden ikinci kitaptan başlamışım. Ama olay akışı o kadar iyi ki ilk sayfalarda puccayla arkadaş olduğunuzu hissediyorsunuz. Bazen de pucca oluyorsunuz. Aşk hayatı Erik ile başlayıp daha doğrusu erik ile bitip pekmezle mi olacak derken en büyük ya da en toksit aşklar nefretle başlar klasiğiyle pucca'nın Ceri ile ilişkisini okuyoruz. Yer yer çocukluğuna da değiniyor. Ve aşk ilişkilerinde yaşadıklarını, karakterininin altında yatan sebeplerin aslında çocukluğuna ait travmalardan kaynaklandığını anlıyoruz. Şimdi seriye ilk kitaptan başlayıp pes peşe hepsini okumayı planliyorum.