"Şimdi ikisi de gülümsüyordu. Neredeyse gizli yaşanmış ilk gençlik aşkının hafif şekerimsi kokusu, insanın uyanır uyanmaz hor gören bir ifadeyle dudak büktüğü ama bir yandan görmeye, yaşamaya devam etmek istediği bir rüya misali baş döndürücü tatlılığıyla içlerinde filiz vermişti. Sadece arzulayan ama istemeye korkan, sadece vaat eden ama asla vermeyen bir yarıda kalmışlığın güzel rüyası..."